Yıllardır kronik hale gelen elektrik kesintileri, altyapı çöküşü ve %90'ı petrole dayalı kırılgan ekonomisiyle toplumsal huzursuzlukların merkezinde gittikçe dibe çöken Irak’ ta son 3 gündür bugüne kadar akla hayale sığması imkânsız gelişmeler yaşanıyor…
Ülkeyi fiilen yürüten Başbakanlık için Iran’ a yakın El Maliki’ye ‘sen kenara çekil’ diyen ABD’ nin koltuğa oturttuğu El-Zeydi’ nin doğrudan ABD istihbaratı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) desteğiyle başlatılan operasyon gün geçtikçe daha ilginç hale geliyor…
Dokunulmaz görülen Petrol Bakan Yardımcısı Adnan Cumeyli yanında en az 13 Milletvekilinin gözaltına alındığı, on milletvekilinin de dokunulmazlığının kaldırıldığı, ülke tarihinin en büyük yolsuzluk operasyonunda dudak uçuklatan paralar ve akılları durduran bilgi/belgeler ele geçiriliyor…
Bugüne kadar Irak’ ta dönem dönem yolsuzlukla mücadele adı altında siyasi rakiplerin birbiriyle bilek güreşine tutuştuğu girişimlere tanık olunuyordu…
Ancak iş insanı kökenli yeni Başbakan el-Zeydi’nin başlattığı bu son hamle, sadece bir siyasi tasfiye değil, ülkenin kaderini değiştirebilecek bir ekonomik reform iddiası taşıyor…
Bürokrasi ve siyasetçilerden oluşan ülkenin en güçlü yapısına, deyim yerindeyse bugüne kadar dokunulamayan duvarın temel tuğlasının çekildiği operasyonun boyutları, Petrol Bakan Yardımcısı Adnan Cumeyli’nin konutuna yapılan baskında ele geçirilen varlıklarla gözler önüne seriliyor…
Dudak uçuklatan varlıklardan bir bölümü; sistemin nasıl bir rantiye mekanizmasına dönüştüğünü gözler önüne seriyor:
98 milyar Irak dinarı ve 11 milyon ABD doları nakit, kilolarca altın, 20 lüks otomobil ve tam 70 gayrimenkule ait tapular…
Petrol Bakan yardımcısına yönelik operasyonda ortalığa saçılan varlıklar, çeşitli mahkemelerde bekletilen 31 bin aktif yolsuzluk dosyasının sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu yeterince anlatıyor…
UNDP verilerine göre Irak, kamu kaynaklarının %20’sinin yolsuzluk sonucu yağmalandığı bir ülke…
2003 işgalinden bu yana ülkeden kaçırılan toplam kaynaklar konusunda farklı hesaplar yapılsa da yine UNDP yetkililerine göre rakamın 450 milyar dolara ulaştığı tahmin ediliyor…
Böylesi kaynağın bir avuç hırsız eliyle çalınması yerine ekonomiye dâhil edilmesi durumunda ortaya çıkacak tablo çarpıcıdır:
Ülkenin Mevcut 265 milyar dolarlık toplam gayri safi milli hasılası (GSMH), 715 milyar dolara, bir başka ifadeyle bugünkü GSMH’ nin yaklaşık 3 katına yükselebilir, refah Seviyesi anlamında Kişi başına düşen milli gelir 5.677 dolardan 15 bin dolara çıkabilirdi…
Böylesi bir kaynak, namuslu ellerde yatırımlara yöneltilse, dünyanın en düşük maliyetle çıkarılan kaliteli petrol yataklarına sahip olmasına rağmen elektrik kesintileriyle boğuşan ülke 29 GW olan toplam elektrik üretimini 55 GW’ a çıkarır, elektrikte dışa bağımlılık son bulur, kronik kesintiler ortadan kalkarak sanayi üretimi için kesintisiz bir ortam sağlanabilirdi…
Bu kadar da değil, çalınan milyar dolarlar modern okul kampüslerine, tam teşekküllü hastanelere ve AR-GE merkezlerine harcanabilir, ülkenin beşeri sermayesi baştan aşağı yenilenir, genç nüfusa muazzam iş alanları açılır; bu da bölgedeki sosyoekonomik istikrarsızlığın ve güvenlik risklerini en aza indirirdi…
Belli ki ABD tarafından bilgi, belge yanında siyaseten de desteklenen böylesi bir dönüşümün önündeki en büyük sınav, Başbakan Ali el-Zeydi yönetiminin yolsuzlukla mücadele operasyonlarındaki kararlılığı ve bürokratik reformları ne ölçüde hayata geçirebileceği sorularının yanıtlarına, bir başka ifadeyle sahaya nasıl yansıyacağına bağlı…
El-Zeydi, geleneksel yöntemlerin dışına çıkarak "etkin pişmanlık" benzeri bir modeli sürdüreceğini ifade ederken, ‘bağcı dövmekten ziyade üzüm yemeyi’ amaçladığının özellikle altını çiziyor..
Örneğin ‘parayı getir, soruşturmalardan kurtul’ olarak özetlenecek modeli dillendiriyor ve çalınan paraları iade eden aktörlere kimlik gizliliği ve aklanma garantisi verileceğini, buna karşın soruşturmalardan kaçmaya çalışanların varlıklarına el konulacağını, tepelerine binileceğini kesin ifadelerle vurguluyor…
El-Zeydi; siyasi hesabının olmadığını, ülkeyi bu bataklıktan çıkardıktan sonra bir daha kesinlikle aday olmayacağını, siyasi parti oluşumlarına da girişmeyeceğini taahhüt ediyor…
Maaş almayacağını, kravat bile olsa hediye kabul etmeyeceğini açıklayarak ahlaki bir zemin inşa etmeye, dürüst bir rol modeli yaratmaya çalışıyor…
El-Zeydi’ yi Başbakanlık koltuğuna oturtan Trump ABD’ si, Irak’ ta sahneye koyulan yeni senaryoda bir taşla birkaç kuş vurmayı hedefliyor…
İran’ ın desteklediği devlet dışı tüm örgütlerin silah bırakması ve elektrik üretiminin en yüzde 40’ı için İran doğal gazına bağımlı olan Irak’ ın ABD’ li GE Vernova gibi dev şirketlerle imzalanan 27 GW'lık yenilenebilir enerji projeleri vasıtasıyla İran'dan kademeli olarak uzaklaşarak Amerikan yatırımlarını çekmek…
İngiliz BP, Fransız Total ardından Irak’ a avdet eden ABD’ li petrol kartelleri Exxon Mobil, Chevron, Halliburton, HKN Energy gibi şirketler şimdiden hummalı biçimde faaliyete geçmiş bulunuyorlar.
İran savaşı sonrası petrol sahalarının güvenliği nedeniyle aksaklıklar yaşansa da, uzun vadede toplam 100 milyar dolara varan yatırımla günlük 4,5 milyon varil olan petrol üretimini ilk etapta 7,5 milyon dolara çıkarmayı hedefliyor ABD ağırlıklı batılı şirketler…
ABD, Irak’a sadece şirketleri üzerinden değil, çok daha stratejik hamlelerle de dönmüş durumda…
El-Zeyd, ABD ile ilişkileri yapısal bir fonla üst fazlara taşımayı planlarken, dillendirdiği öneriye göre, çıkarılacak günlük petrolün 500 bin varillik kısmının geliri doğrudan ABD-Irak ortak "Enerji ve Gelişim Fonu"na aktarılacak…
Irak'ın elektrik ve lojistik altyapısını finanse etmek için Batılı şirketler tarafından kullanılmak amacıyla kurulması düşünülen bu fon sayesinde bugüne kadar İran desteğiyle aşılmaya çalışılan enerji darboğazında dış bağımlılık sona erecek…
ABD açısından ise İran savaşında artan petrol fiyatlarını dengelemek için Trump’ un piyasaya sürdüğü ABD’ nin eriyen stratejik petrol rezervleri yeniden ikmal edilecek…
Asıl büyük hedef ise son ABD/İsrail ortak saldırısı sonrası dünya petrolünün yüzde 20’ sinin geçtiği Hürmüz Boğazını en büyük silah olarak kullanan İran’ı bu alanda devre dışı bırakacak Irak’ ı Basra’ dan Akdeniz’ e Türkiye üzerinden bağlayacak ‘Kalkınma Yolu’ adı verilen koridorun inşası için yerel kaynak yaratmak…
Çalınan 450 milyar doların bir bölümünün de olsa geri alınması ve ABD’ nin Irak'ı işgaliyle başlayan neredeyse çeyrek asırdır her yıl 20-25 milyar dolarlık petrol gelirinin buharlaşmasına bundan böyle dur denilmesi Irak’ ın ‘kötü talihini’ yenmesini sağlayabilir…
Akşamdan sabaha her şeyin değiştiği bir coğrafyada El-Zeydi’ nin son üç gündür hayata geçirmeye çalıştığı aksiyon planı gerçekten yürütülebilir mi?
Yoksa önceki pek çok adım gibi bu senaryo da fantezi olarak raflara mı kalkar?
İzleyip göreceğiz…

