Endonezya ekonomisinde neler yaşanıyor? Abdullah Ayan yazdı
Endonezya ekonomisinde neler yaşanıyor? Abdullah Ayan yazdı
Endonezya’nın başına gelen ve hızlı adımlar atmazsa Türkiye’yi bekleyen tehlike tam olarak budur…
Endonezya’nın başına gelen ve hızlı adımlar atmazsa Türkiye’yi bekleyen tehlike tam olarak budur…
Endonezya’da bugün yaşanan ekonomik deprem, 2024'te seçimle iş başına gelen emekli General Prabowo Subianto’nun yönetim tarzı, genişleyen bütçe açığı ve devletin finans piyasalarına artan müdahaleleri yetmezmiş gibi, Prabowo’ nun yeğeni Thomas Djiwandono’yu 26 Ocak 2026'da merkez bankası başkan yardımcılığına atamasıyla başladı…
Atamanın piyasalarda yarattığı şok, küresel borsa endeks değerlendirme kuruluşu MSCI’nın 27 Ocak akşamı “ülkenin piyasa statüsünün sınır piyasa statüsüne düşürülebileceği” uyarısında bulunmasıyla tetiklendi.
28 Ocak günü Jakarta borsası açıldığında neredeyse tüm hisseler dibe vurdu…
Devre kesiciler işlemleri defalarca durdursa da borsa, o “kara Çarşamba” gününü yüzde 7,35 kayıpla kapattı…
Tam 84 milyar dolarlık kayıp yaşanırken ilk kurban da Endonezya Borsası CEO’su Iman Rachman’ın “son piyasa koşulları” nedeniyle istifa etmesiyle verildi…
Yabancı yatırımcılar panik halde ellerindeki hisseleri satıp ülkeyi terk ederken, MSCI de endekslerde ağırlık artırımını ve borsaya yeni şirketlerin girişini engelleyen bir “dondurma” uygulaması getirdi…
Endonezya borsa düzenleyicileri, şirketler için halka açıklık şartını yüzde 15'e çıkaracaklarını taahhüt ederek yangını söndürebilecekleri hayaline kapıldılar…
Ancak öyle olmadı…
MSCI’ nın takvimi işlemesine ve zamanın daralmasına rağmen Endonezya kalıcı reformları yerine getirmedi.
MSCI’ nın vade olarak biçtiği Haziran’ı beklemeden 13 Mayıs’ta yaptığı açıklama sonucu, Mayıs ayı sonu itibarıyla Endonezya endeksinden altı şirketi çıkaracağı açıklaması borsaya bir şok daha yaşattı. Cakarta ana borsa endeksi yüzde 1,9'a varan düşüşle bir yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine geriledi…
Uzmanlar, piyasanın moralini yüksek tutmak için MSCI’ nın bu ani değerlendirmesini “Endonezya’nın Sınır Piyasası statüsüne düşmekten kaçınması için bir fırsat” olarak yorumlasa da yabancı yatırımcılar tası tarağı toplayıp gitmekte kararlıydı…
Ocak ayında başlayan tedirginlik nedeniyle 2026'nın o Mayıs ortasına kadar 2,2 milyar dolarlık hisse sattılar.
Ve asıl darbe 15 Ekim akşamı gelen MSCI açıklamasıyla indirildi…
16 Ekim sabahı açılan Cakarta borsasına nükleer bomba gibi düştü.
MSCI’ nın, Endonezya’nın iki kademeli statü kaybıyla karşı karşıya kalabileceği yönündeki uyarısı endekste yüzde 12'lik düşüşe yol açarken borsa son 30 yılın en kötü çöküşünü yaşadı; yangın tahvillere ve ülke para birimi rupiye de yansıdı.
Düşüş, bu makaleyi kaleme aldığım 19 Ekim pazartesi günü de sürdü ve şu an itibarıyla yüzde 5'i aşan kayıplar yaşanıyor…
İki günde tam yüzde 16 kayıp…
Yakıcı dalga bu kadarla da kalmadı; Hazinenin 10 yıllık tahvil getirisi 12 baz puan artarak son dört ayın en yüksek seviyesine çıkarken, Endonezya rupisi de yüzde 0,2'lik sınırlı bir kayıpla da olsa değer kaybetmeyi sürdürüyor…
Üstelik MSCI’ nın 15 Ekim tarihli Endonezya değerlendirmesindeki gerekçeler, Borsa İstanbul’ da yaşananlara tanıklık edenlerin duymadığı türden değil…
Endonezyalı yetkililer, başlangıçta, “borsaya yönelik tehdit” olarak nitelendirdikleri MSCI değerlendirmesini sanki ilk kez duyuyormuş gibi hazırlıksız yakalandıklarını belirtiyor; konuya açıklık getirmek için MSCI yöneticileriyle bir araya gelmeyi planladıklarını söyleyerek piyasaları sakinleştirmeyi umuyorlar…
16 Ekim günü borsa yıkılırken ülkenin Finansal Hizmetler Otoritesi, o güne kadar izlemekle yetindiği gelişmelere müdahale etmek zorunda kaldı ve en az üç şirketin hisse senedi işlemlerinde ve halka arz tahsislerinde manipülasyon kanıtlarına ulaştığını açıkladı…
Gelişmekte olan piyasalar liginde yer alan Endonezya veya Türkiye…
Dünya sahnesinde yer alma iddiası olan tüm ülkeler ve ülke piyasaları, oyunu küresel kurallara göre oynamak zorunda olduklarını çok acı deneyimlerle ve ağır bedeller ödeyerek öğreniyor…
Futboldan örnekle noktalayayım…
Uluslararası şampiyonalarda yer almak istiyorsanız, evrensel ilkelere göre sahaya çıkıp mücadele etmek zorundasınız…
İşimize geldiğinde ihlalleri görmezden gelen hakemlerle, kendi belirlediğimiz kurallara göre oynar, sonuçları da ona göre belirleriz diyemezsiniz…
Derseniz ne mi olur?
Hiçbir yabancı turnuvada takımlarınıza yer bulamaz, kendi kendinize oynar, kendi liglerinize mahkûm olursunuz…
Siyasi sonuçları itibariyle AİHM kararlarını hatta kendi anayasanız hükümlerini görmezden gelebilirsiniz, ancak küresel piyasalarda yer alacaksanız, tıpkı futbolda olduğu gibi kural ihlal edemezsiniz…
Ederseniz kural koyucu gelir ve kırmızı kartını gösterir….
Endonezya’nın başına gelen ve hızlı adımlar atmazsa Türkiye’yi bekleyen tehlike tam olarak budur…
Kaldı ki Türkiye’nin kronik dış ticaret açığı nedeniyle yabancı yatırımcı ve kaynaklara kapıları sonuna kadar açmaktan başka çaresinin olmadığı gerçeği ortadayken…
Abdullah Ayan
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
