Kocamaz: “Önce Şeffaflık, Sonra Hesap Verebilirlik Ve Her Aşamada Adalet!”
Kocamaz: “Önce Şeffaflık, Sonra Hesap Verebilirlik Ve Her Aşamada Adalet!”
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin kanun teklifinin 8’inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, yüz binlerce vatandaşın birikimlerinin korunması, hukuka aykırı kazançların geri alınması ve kamu kurumlarının sorumluluğunun ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
İYİ Parti Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, yatırım fonlarının tasfiyesine ilişkin kanun teklifinin 8’inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, yüz binlerce vatandaşın birikimlerinin korunması, hukuka aykırı kazançların geri alınması ve kamu kurumlarının sorumluluğunun ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Kocamaz, “Devletin görevi yalnızca kriz çıktıktan sonra zararı tasfiye etmek değil, o krizin oluşmasının önüne geçmektir” dedi.
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Burhanettin Kocamaz, 294 sıra sayılı Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi’nin 8’inci maddesi üzerine İYİ Parti Grubu adına Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde söz aldı. Kocamaz, 131 yatırım fonunun tasfiye sürecini düzenleyen teklifin yalnızca teknik bir düzenleme olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, yaşanan süreçte vatandaşların birikimlerinin, sermaye piyasalarına duyulan güvenin ve kamu kurumlarının denetim sorumluluğunun söz konusu olduğunu vurguladı.
“MESELE YALNIZCA TASFİYE İŞLEMLERİ DEĞİL”
Vatandaşların mağduriyetlerinin giderilmesine, kaybolan değerlerin geri kazanılmasına ve tasfiye sürecinin hızlandırılmasına karşı olmadıklarını ifade eden Kocamaz, asıl sorunun krizin yalnızca tasfiye işlemleriyle geçiştirilmeye çalışılması olduğunu söyledi.
Kocamaz, paranın nasıl geri ödeneceğinin yanı sıra, sürecin bu noktaya nasıl geldiğinin ve yaşanan olaylarda kimlerin sorumluluğu bulunduğunun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Denetim mekanizmalarının varlığına rağmen risklerin nasıl büyüdüğünü sorgulayan Kocamaz, yatırımcı sayıları ve işlem hacimleri olağan dışı biçimde artarken hangi kurumun neyi gördüğünün, hangi tedbirleri aldığının ve hangi uyarıların dikkate alınmadığının ortaya çıkarılması gerektiğini dile getirdi.
Bu sorular yanıtlanmadan aynı kurumlara geniş tasfiye yetkileri verilmesinin sorunları daha da derinleştirebileceği uyarısında bulunan Kocamaz, denetim eksikliklerinin giderilmesinin önemine dikkat çekti.
“BİR YATIRIMCIYI KORURKEN DİĞERİNİ BEKLETMEK ADALET DEĞİLDİR”
Tasfiye sürecinde yatırımcılar arasında adaletin sağlanması gerektiğini vurgulayan Kocamaz, küçük yatırımcıların korunmasına öncelik verilmesini anlayışla karşıladıklarını, ancak işletmelerinin nakdini değerlendirmek amacıyla fonlara yatırım yapan ve herhangi bir suça karışmamış vatandaşların da göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Kocamaz, “Bir yatırımcıyı korurken diğer masum yatırımcıyı belirsiz sürelerle bekletmek adalet değildir” diyerek bütün mağdur yatırımcıların haklarının gözetilmesi gerektiğini ifade etti.
Gerçeğe aykırı fiyatlamalar üzerinden olağanüstü kazanç elde ederek tasfiye öncesinde fonlardan çıkan kişilerin iade yükümlülüğünün gönüllülüğe bırakılmasını da eleştiren Kocamaz, hukuka aykırı kazançların geri alınmasının kişilerin vicdanına değil, objektif ölçütlere ve yargısal güvencelere dayanması gerektiğini kaydetti.
“MECLİS ARAŞTIRMASI YAPILMALI”
Tasfiye yetkilerinin, varlık satışlarının, fonlar arasındaki kaynak dağılımının ve yatırımcı alacaklarının hesaplanmasının açık kurallara bağlanmasını isteyen Kocamaz, aksi durumda mağduriyetleri gidermek amacıyla çıkarılan düzenlemenin yeni mağduriyetlere ve uzun yargı süreçlerine yol açabileceğini belirtti.
Kocamaz ayrıca Meclis araştırması yapılmasını, geçmiş dönemdeki idari ve siyasi sorumlulukların ortaya çıkarılmasını, ilgili kurumların düzenli olarak Meclise bilgi vermesini ve bağımsız denetimin güçlendirilmesini talep etti.
“İNSANLARI DİNDEN SOĞUTUYORSUNUZ”
Konuşmasında iktidara yönelik eleştirilerini de dile getiren Kocamaz, dinî değerler üzerinden siyaset yapılırken yaşanan bu tür olayların vatandaşların inançları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Kocamaz, “Sizler her fırsatta Allah, din, kitap diyerek siyaset yapıyor, hak, hukuk ve adaletten bahsediyor, oylarını alıyor fakat yaşattığınız bu tür olaylarla insanları dininden soğutuyorsunuz. Sizler bunları hiç mi duymuyor, hiç mi rahatsız olmuyorsunuz?” ifadelerini kullandı.
Devletin sorumluluğunun yalnızca kriz sonrasında zararı gidermekle sınırlı olmadığını belirten Kocamaz, benzer olayların yaşanmaması için önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda vatandaşların haklarını koruyan, hukuka aykırı kazançları geri alan, kamu görevlilerinin sorumluluğunu araştıran ve benzer olayların tekrarını önleyen düzenlemeler beklediklerini ifade eden Kocamaz, hesap verebilirliği eksik bırakan, geniş takdir yetkileri tanıyan ve hukuki belirsizlikler içeren bir düzenlemeyi yeterli bulmadıklarını belirtti.
Kocamaz, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“İYİ Parti olarak talebimiz açıktır: Önce şeffaflık, sonra hesap verebilirlik ve her aşamada adalet!”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
