Özdemir 'Tarım ve Gıdanın Geleceğinde Verimlilik ve Katma Değer Belirleyici Olacak'

Güncel 07.09.2026 - 12:23, Güncelleme: 07.09.2026 - 12:26 182 kez okundu.
 

Özdemir 'Tarım ve Gıdanın Geleceğinde Verimlilik ve Katma Değer Belirleyici Olacak'

Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP), tarım ve gıda sektöründe üretim planlaması, verimlilik ve katma değer artışını merkeze alan kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduğunu belirtti.

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, programda; stratejik tarım ürünlerinde arz-talep dengesi, yeterlilik düzeyleri, su kısıtı ve bölgesel üretim potansiyelleri gözetilerek üretimin yönlendirilmesini hedefleyen ve hâlihazırda uygulanan üretim planlamasının sürdürülmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Genel Tarım Sayımı sonuçlarının da açıklanmasının ardından bu planlı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının çok daha etkin bir yapıya kavuşacağını düşündüğünü belirten Özdemir, üretim planlamasının sektörün geleceği açısından önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımı destekleyecek şekilde; gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel tarımsal girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması, yerli genetik kaynakların korunması, ıslahı ve geliştirilmesinin de programın önemli hedefleri arasında yer aldığını kaydeden Özdemir, sektörün dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik bu adımların, planlı üretim yaklaşımının sahada daha verimli karşılık bulmasını sağlayacak kritik unsurlar olduğunu belirtti. Verimlilik ve katma değer önceliği Verimlilik ve katma değerin artırılmasının programın tarım politikasındaki en belirgin önceliklerinden biri olarak öne çıktığını ifade eden Özdemir, sektörün arz kaynaklı risklerini azaltmaya yönelik Ar-Ge çalışmalarının ve teknoloji kullanımının desteklenmesi, yenilenebilir enerji kullanımı ve sulama yatırımlarının geliştirilmesinin, üretimin yerli imkânlarla daha verimli gerçekleştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Üretim süreçlerinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve veriye dayalı analizlerle akıllı üretim yaklaşımlarına geçişin önceliklendirildiğini belirten Özdemir, dijitalleşme, yapay zekâ ve hassas tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla üretimde verimlilik ve kalitenin artırılacağını, kaynakların daha etkin kullanılmasının sağlanacağını ifade etti. Böylece birim alandan elde edilen verimin yükseltileceğini, üreticilerin karar alma süreçlerinin ise daha fazla veri temelli hâle geleceğini belirten Özdemir, bunun yanında tarımsal sanayide ortaya çıkan yan ürünlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yatırımların teşvik edilmesinin, sektörün toplam katma değerinin artırılmasına katkı sağlayacağını kaydetti. İklim değişikliğine karşı risk yönetimi İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki risklerine karşı erken uyarı altyapısının güçlendirilmesi, dayanıklı çeşit geliştirme çalışmalarının desteklenmesi, sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin sosyal dayanıklılığını artıracak kapsamlı bir tarımsal risk yönetim sisteminin kurulmasının öngörüldüğünü belirten Özdemir, bu yapının hayata geçirilmesinin sektörün iklim kaynaklı şoklara karşı direncini kalıcı biçimde artıracağını ifade etti. Özdemir, özellikle küçük üreticilerin üretimde kalmasına katkı sağlayacak bu yaklaşımın tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını vurguladı. Gıda fiyatlarında istikrar hedefi Son olarak, gıda fiyatlarının genel enflasyon hedefleriyle uyumlu bir seyir izlemesi amacıyla dış ticaret ve destekleme politikalarının bütüncül bir çerçevede yürütülmesi; tarımsal üretimde maliyet baskılarını azaltacak yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılmasının hedeflendiğini belirten Özdemir, bu sayede gıda harcamalarının hanehalkı bütçesi üzerindeki yükünün hafifletilmesinin ve özellikle düşük gelirli kesimlerin refahının desteklenmesinin amaçlandığını söyledi. Tarım ve gıda sektörünün enerji, sağlık, teknoloji ve savunma sektörleri gibi stratejik bir alan olarak ele alındığı OVP’de, sektörün yapısal dönüşüm ihtiyaçlarının isabetli biçimde ortaya konulduğunu ve bu ihtiyaçlara yönelik somut, uygulanabilir hedefler belirlendiğini ifade eden Özdemir, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak hususun ortaya konulan hedeflerin kararlılıkla ve istikrarlı bir uygulama takvimi içerisinde hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı. Özdemir, programda öngörülen politikaların etkin biçimde uygulanması hâlinde tarım ve gıda sektörünün; üretim, verimlilik, katma değer kapasitesi ve fiyat istikrarına katkısı bakımından önemli bir aşama kaydedeceğini belirtti.
Mersin Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ö. Abdullah Özdemir, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ın (OVP), tarım ve gıda sektöründe üretim planlaması, verimlilik ve katma değer artışını merkeze alan kapsamlı bir yol haritası ortaya koyduğunu belirtti.

Mersin Ticaret Borsası Başkanı Abdullah Özdemir, programda; stratejik tarım ürünlerinde arz-talep dengesi, yeterlilik düzeyleri, su kısıtı ve bölgesel üretim potansiyelleri gözetilerek üretimin yönlendirilmesini hedefleyen ve hâlihazırda uygulanan üretim planlamasının sürdürülmesinin öngörüldüğünü ifade etti.

Genel Tarım Sayımı sonuçlarının da açıklanmasının ardından bu planlı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının çok daha etkin bir yapıya kavuşacağını düşündüğünü belirten Özdemir, üretim planlamasının sektörün geleceği açısından önemine dikkat çekti.

Bu yaklaşımı destekleyecek şekilde; gübre, bitki koruma ürünleri ve aşı gibi temel tarımsal girdilerde yerli üretim kapasitesinin artırılması, yerli genetik kaynakların korunması, ıslahı ve geliştirilmesinin de programın önemli hedefleri arasında yer aldığını kaydeden Özdemir, sektörün dışa bağımlılığını azaltmaya yönelik bu adımların, planlı üretim yaklaşımının sahada daha verimli karşılık bulmasını sağlayacak kritik unsurlar olduğunu belirtti.

Verimlilik ve katma değer önceliği

Verimlilik ve katma değerin artırılmasının programın tarım politikasındaki en belirgin önceliklerinden biri olarak öne çıktığını ifade eden Özdemir, sektörün arz kaynaklı risklerini azaltmaya yönelik Ar-Ge çalışmalarının ve teknoloji kullanımının desteklenmesi, yenilenebilir enerji kullanımı ve sulama yatırımlarının geliştirilmesinin, üretimin yerli imkânlarla daha verimli gerçekleştirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu söyledi.

Üretim süreçlerinde teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması ve veriye dayalı analizlerle akıllı üretim yaklaşımlarına geçişin önceliklendirildiğini belirten Özdemir, dijitalleşme, yapay zekâ ve hassas tarım uygulamalarının yaygınlaştırılmasıyla üretimde verimlilik ve kalitenin artırılacağını, kaynakların daha etkin kullanılmasının sağlanacağını ifade etti.

Böylece birim alandan elde edilen verimin yükseltileceğini, üreticilerin karar alma süreçlerinin ise daha fazla veri temelli hâle geleceğini belirten Özdemir, bunun yanında tarımsal sanayide ortaya çıkan yan ürünlerin katma değerli ürünlere dönüştürülmesine yönelik yatırımların teşvik edilmesinin, sektörün toplam katma değerinin artırılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

İklim değişikliğine karşı risk yönetimi

İklim değişikliğinin tarım sektörü üzerindeki risklerine karşı erken uyarı altyapısının güçlendirilmesi, dayanıklı çeşit geliştirme çalışmalarının desteklenmesi, sözleşmeli üretim modellerinin yaygınlaştırılması ve üreticilerin sosyal dayanıklılığını artıracak kapsamlı bir tarımsal risk yönetim sisteminin kurulmasının öngörüldüğünü belirten Özdemir, bu yapının hayata geçirilmesinin sektörün iklim kaynaklı şoklara karşı direncini kalıcı biçimde artıracağını ifade etti.

Özdemir, özellikle küçük üreticilerin üretimde kalmasına katkı sağlayacak bu yaklaşımın tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını vurguladı.

Gıda fiyatlarında istikrar hedefi

Son olarak, gıda fiyatlarının genel enflasyon hedefleriyle uyumlu bir seyir izlemesi amacıyla dış ticaret ve destekleme politikalarının bütüncül bir çerçevede yürütülmesi; tarımsal üretimde maliyet baskılarını azaltacak yapısal dönüşüm adımlarının hızlandırılmasının hedeflendiğini belirten Özdemir, bu sayede gıda harcamalarının hanehalkı bütçesi üzerindeki yükünün hafifletilmesinin ve özellikle düşük gelirli kesimlerin refahının desteklenmesinin amaçlandığını söyledi.

Tarım ve gıda sektörünün enerji, sağlık, teknoloji ve savunma sektörleri gibi stratejik bir alan olarak ele alındığı OVP’de, sektörün yapısal dönüşüm ihtiyaçlarının isabetli biçimde ortaya konulduğunu ve bu ihtiyaçlara yönelik somut, uygulanabilir hedefler belirlendiğini ifade eden Özdemir, önümüzdeki dönemde belirleyici olacak hususun ortaya konulan hedeflerin kararlılıkla ve istikrarlı bir uygulama takvimi içerisinde hayata geçirilmesi olduğunu vurguladı.

Özdemir, programda öngörülen politikaların etkin biçimde uygulanması hâlinde tarım ve gıda sektörünün; üretim, verimlilik, katma değer kapasitesi ve fiyat istikrarına katkısı bakımından önemli bir aşama kaydedeceğini belirtti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve inovatifhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.