Trump' ın Venezuela Müdahalesi ne anlama geliyor?
Trump' ın Venezuela Müdahalesi ne anlama geliyor?
Geleceğe yönelik stratejik gelişmeleri bir yana bırakıp büyük fotoğrafın farklı yanlarına bakmakta yarar var…
Geleceğe yönelik stratejik gelişmeleri bir yana bırakıp büyük fotoğrafın farklı yanlarına bakmakta yarar var…
Dünyanın En Büyük Petrol Rezervleri Üzerindeki Jeopolitik Deprem…
ABD Başkanı Trump, 3 Ocak 2026'da düzenlenen askeri operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores'in yakalanarak ABD'ye getirildiğini açıkladı.
Operasyon, Caracas' a yönelik geniş çaplı hava saldırılarıyla desteklenen operasyon 5 dakika sürmüş ve bir ülkenin başkanı başka bir ülke tarafından tüm uluslararası teamüller yok sayılarak kaçırılmıştı…
Elbette böylesi bir depremin önümüzdeki dönem domino etkileriyle dünya müesses nizamını şiddetle sarsması kaçınılmaz…
Geleceğe yönelik stratejik gelişmeleri bir yana bırakıp büyük fotoğrafın farklı yanlarına bakmakta yarar var…
İş başına gelirken ABD’ nin dünya jandarmalığını bırakıp kendi içine yoğunlaşacağı söylemlerini ön plana çıkaran Trump, neden dünya sistemini kökünden sarsacak böylesi bir adımı attı sorusuyla başlarsak bunun sorunun birden çok yanıtı var…
Güney Amerika’ ya alt yapı yatırımları, krediler, limanlar başta olmak üzere tedarik zincirlerini güçlendirmeye çalışan ve ABD’ nin çeşitli engellemelerini Güney ve Orta Amerika üzerinden aşmaya başlayan Çin’ in frenlenmesi nedenlerden biri…
Nitekim Maduro operasyondan birkaç saat önce Çin’ den gelen heyetle ülke tarihinin en geniş kapsamlı anlaşmaları üzerinden mutabık kalmıştı. (tam 600 anlaşmanın söz konusu olduğu bilgileri yer alıyor medyada…)
Ondan önce de eski Venezuela lideri Chavez döneminde Çin’ den 60 milyar dolarlık yatırım amaçlı borç alınmış, borçlar bilahare ambargo nedeniyle petrol ihracatı engellenen ülkenin Çin’ e sevk ettiği petrol paralarıyla kapatılmaya çalışılmıştı…
O kadar ki, Chavez’ in millileştirme hamlesi öncesi günlük 3,5 milyon varil petrol çıkaran Venezuela üretimi 1 milyon varile gerilerken bunun 500 bin varili Çin’e ihraç ediliyordu…
Müdahale fotoğrafının bir başka yanında gittikçe yoksullaşan ve yaşanmaz hale gelen ülkeden başta ABD olmak üzere diğer ülkelere akan göçmen dalgası yer alıyor…
28 milyon nüfuslu ülkeden son yıllarda göç etmek zorunda kalanların 7-8 milyonu bulduğu tarafsız gözlemciler tarafından da teyit ediliyor…
Bir yanıyla memur maaşlarının aylık 50 dolara düştüğü ortalama milli gelirin 1700 dolarda dolaştığı bir başka yanıyla da 303 milyar varil rezervle dünya petrolünün yüzde 17’ sine sahip 15 trilyonluk hazine üzerinde oturan yoksulların ülkesi…
Kendisi artık petrol ihraç eder konuma gelen enerji bağımlılığını sona erdirmiş ABD, 100-150 milyar dolar arası büyük yatırımlarla 10-20 yıl arası zaman sonra sonuç alacağı Venezuela petrolünü ne yapsın soruları ilk bakışta anlamlı gelse de, işin derinliğine bakıldığında bambaşka bir tablo çıkıyor karşımıza…
Gelin ona bakalım:
Trump, Maduro'nun "narco-terörizm" suçlamalarıyla yargılanacağını söylerken bile, Venezuela'nın geçici yönetimini üstlenmeleri yanında, Amerikan petrol şirketlerinin ülkeye yöneltileceğini ve petrol sektörünü yeniden canlandıracaklarını açıkça ifade ediyordu…
Böylece Trump istediği kadar operasyonun ‘narko teröre karşı’ yapıldığı iddiasını dillendirse de, her zaman ki tarzıyla gerçek amacını faş etmekten geri kalmadı…
Gerçekten de sorun narko kaynaklı olsa aynı Trump Biden döneminde ABD’ ye getirilip uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla ağır hapis cezasına çarptırılan Honduras eski Devlet Başkanı Juan Orlando Hernández' i af eder miydi?
O halde artık, ‘Güney Amerika’ ya başka güçlerin girmesine izin vermeyeceğiz’ cümlesiyle özetlenen Trump doktrinine ve enerji güç savaşları anlamında petrol hamlesinin ince hesaplarına yoğunlaşmakta yarar var…
Venezuela, 267 milyar varil belirlenmiş rezerve sahip Suudi Arabistan'ı acık ara geride bırakarak rezerv lideri konumunda olsa da, kötü yönetim, yolsuzluk, altyapı yetersizliği ve yıllardır uygulanan ABD yaptırımları nedeniye kapasitesinin çok altında üretimle yetinmek zorunda kalıyor…
Venezuela ‘ağır nitelikli’ olarak tanımlanan ve işlenmesi çok daha karmaşık, işletme maliyetleri yüksek petrol yataklarına sahip…
Son yıllarda Kanada yanında kendi topraklarından çıkardığı işlenmesi kolay ve düşük kükürt oranları nedeniyle benzin, uçak yakıtı gibi ürünleri işleyen yeni jenerasyon rafinerilere sahip olsa da ABD'nin Meksika Körfezi rafinerileri bu tür ağır petrolü işlemek üzere tasarlanmış olduğundan, Venezuela petrolü Amerikan enerji güvenliği açısından kritik.
Trump, "Sosyalist rejim petrolümüzü çaldı, şimdi geri alacağız" gerekçesiyle, Hugo Chávez dönemindeki kamulaştırma sürecine kadar körfez rafinerilerini besleyen o Venezuela petrolünü yeniden ABD hükümranlığına alınacağını söylerken işte o rafineri işletmecileri başta olmak üzere ABD petrol kartellerine gün doğduğunu da itiraf ediyor…
2007'de ExxonMobil ve ConocoPhillips gibi şirketlerin varlıklarına el konulması, milyarlarca dolarlık tazminat davalarına yol açmış ancak giden geri gelmemişti…
Venezuela 1970'lerde günlük 3,5 milyon varille dünya petrol üretiminin yüzde 7’ sini sağlarken, 2025'te ortalama 1 milyon varil civarına geriledi (küresel üretimin %1'inden az).
Uzmanlar, altyapının onarımı için en az 58-60 milyar dolar yatırım gerektiğini, bununla 5 yıl içinde üretimin 2 milyon varile çıkarılabileceğini, 3,5-4 milyon varillik tarihi zirveye yeniden erişimin ise 110-180 milyar dolar arası bir kaynak yanında zaman olarak 10-20 yıl alacağı görüşünde...
Trump bu, konuda Chevron, ExxonMobil ve ConocoPhillips gibi "Teksas devlerini" öncü güç olarak gördüğünü bugün ifade ediyor ancak konuya vakıf olanlar şirketlerin Venezuela’ ya dönüşünün aylar öncesinden planlandığı görüşünde…
Üç şirket arasında, Chavez’ in gazabından kurtulan Chevron diğerlerine göre daha şanslı: Hâlihazırda lisansla zaten günlük yaklaşık 140 bin varil üretiyor ve tüm ekibi, alt yapısıyla en hızlı büyüme potansiyeline sahip şirket.
ExxonMobil ve ConocoPhillips: Kamulaştırma nedeniyle milyarlarca dolar tutsa da bir türlü alamadıkları tazminatı şimdi ülkeye dönerek farklı biçimde alabilecekler ancak bunun için yüz milyar doları aşan yeni yatırım yapmaları gerekecek…
Trump’ ın onayladığı Plan, PDVSA'nın (Venezuela Devlet Petrol Şirketi) yeniden yapılandırılmasını ve Amerikan denetiminde operasyonları öngörüyor, ancak şirketler temkinli…
Yıpranmış altyapı, siyasi belirsizlikler, Çin ve Rusya'nın kıtadaki mevcut yatırımlarıyla varlıkları yanında zaten yenilenebilir enerji ve elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla geleceği pek te parlak olmayan küresel petrol piyasası gibi faktörler haklı olarak şirketleri yüz milyar doları aşacak yatırımlar konusunda düşündürüyor…
Çin, Venezuela' ya aktardığı 60 milyar dolar civarındaki kredilerle en büyük alacaklısı ve bunu ülkede çıkarılan petrolün yarısını alarak tahsil etme çabasında…,
Bu nedenle ABD müdahalesini "stratejik çıkarlara saldırı" olarak kınıyor.
Rusya ve Küba da tepki gösterdi ancak özellikle Küba kesilecek petrol ithalatı nedeniyle çok ciddi sorunlara gebe…
BM Güvenlik Konseyi'nde tartışılan operasyon, uluslararası hukuka aykırılık suçlamalarına yol açsa da, Trump bu cılız tepkilere gülüp geçti…
Trump, Venezuela'yı yeniden büyük ihracatçı yapma ve ABD’ nin bölgedeki hâkimiyetini güçlendirme hayalleri kursa da, tarih, Irak ve Libya örneklerinde olduğu gibi, müdahalelerin hızlı ekonomik kazanç getirmeyebileceğini bir başka ifadeyle ‘evdeki hesabın her zaman çarşıya uymayabileceğini’ gösteriyor.
Abdullah Ayan
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

