Başkan Boltaç Tarsus’u Geleceğe Hazırlıyor... Sedat Yılmaz yazdı
Başkan Boltaç Tarsus’u Geleceğe Hazırlıyor... Sedat Yılmaz yazdı
Kısa sürede belediyenin borç yükünü sıfırlayıp aynı zamanda onlarca hizmeti hayata geçirmek kolay iş değildir. Ama bugün Tarsus’ta olan tam olarak budur. Sosyal belediyeciliğin lafla değil icraatla yapılabileceğini gösteren bu tablo, kentin çehresini olduğu kadar insanların hayata bakışını da değiştiriyor.
Kısa sürede belediyenin borç yükünü sıfırlayıp aynı zamanda onlarca hizmeti hayata geçirmek kolay iş değildir. Ama bugün Tarsus’ta olan tam olarak budur. Sosyal belediyeciliğin lafla değil icraatla yapılabileceğini gösteren bu tablo, kentin çehresini olduğu kadar insanların hayata bakışını da değiştiriyor.
Kentlerde yaşam kalitesini artırmak, kentlilik bilincini güçlendirmek ve toplumun bireysel ile ortak ihtiyaçlarına cevap vermek yerel yönetimlerin temel sorumluluğudur. Hele ki söz konusu kent, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu toprakların hafızasını taşıyan bir yer ise bu sorumluluk katlanarak artar.
Tarsus tam da böyle bir kenttir.
Bugün Tarsus’ta belediyecilik, yol yapmakla, kaldırım döşemekle sınırlı bir anlayıştan çoktan çıkmış durumda. İnsan odaklı, halkçı ve geleceği önceleyen bir yönetim anlayışı sahada kendini açıkça hissettiriyor. Siyasi hesaplardan uzak, günü kurtarmaya değil yarını inşa etmeye dönük projelerle yürütülen bu anlayış, yerel yönetimlere dair ezberleri bozuyor.
Kısa sürede belediyenin borç yükünü sıfırlayıp aynı zamanda onlarca hizmeti hayata geçirmek kolay iş değildir. Ama bugün Tarsus’ta olan tam olarak budur. Sosyal belediyeciliğin lafla değil icraatla yapılabileceğini gösteren bu tablo, kentin çehresini olduğu kadar insanların hayata bakışını da değiştiriyor.
Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç, göreve geldiği günden bu yana kentin ihtiyaçlarını doğru okuyan, planlı ve sağlıklı projelerle hareket eden bir yönetim anlayışı ortaya koyuyor. Çünkü kent dediğimiz şey sadece beton, asfalt ve tabeladan ibaret değildir. Kent; insanın kendini güvende hissettiği, nefes aldığı, geleceğine dair umut kurabildiği bir yaşam alanıdır.
Bu bakış açısıyla Tarsus’ta “kent insan içindir” anlayışı bir slogandan çıkıp gerçek bir vizyona dönüşmüş durumda.
Bugün belediyecilik anlayışı, “biz yaptık” demek yerine, yapılanların zaten görülmesine güveniyor. Mahalle mahalle vatandaşla buluşan hizmetler, ev ziyaretleriyle güçlenen iletişim, sorunlara karşı hızlı refleks gösteren belediye ekipleri bu anlayışın sahadaki karşılığıdır. Altyapıdan vatandaş güvenliğine, toplum sağlığından denetim mekanizmalarına kadar uzanan bu çalışmalar, klasik belediyeciliğin gereklerini modern bir bakışla buluşturuyor.
Sosyal belediyecilik alanında atılan adımlar ise doğrudan insanın hayatına dokunuyor. Güne sıcak bir çorbayla başlayan vatandaşlar, yenilenen parklar, ihtiyaç sahiplerine uzanan destek eli, kreşlerde eğitim alan 450 çocuk, yeni doğan paketleriyle sevindirilen 650’den fazla aile… Bunlar bir istatistik değil, hayatın ta kendisi. Üstelik tüm bu hizmetler, Tarsus’un tarihî ve kültürel dokusuna saygılı bir anlayışla hayata geçiriliyor.
Başkan Ali Boltaç’ın yönetim anlayışında masa başı yok. Esnafla, muhtarla, sokaktaki vatandaşla sürekli temas hâlinde bir belediyecilik var. Kentin nabzı sahada tutuluyor, talepler yerinde dinleniyor, çözümler yine yerinde üretiliyor. “Biz sahadayız” sözü burada bir temenni değil, bir gerçeklik.
Kısa sürede halk memnuniyetinin üst seviyelere çıkması da bunun doğal sonucu. Üstelik bu memnuniyet sadece vatandaşla sınırlı değil. Belediye çalışanları da yapılan yüksek oranlı maaş artışlarıyla emeklerinin karşılığını alıyor. Mutlu çalışan, verimli hizmet demektir. Bu denklemin Tarsus’ta doğru kurulduğu açıkça görülüyor.
Önümüzdeki günlerde açılması planlanan Kent Meydanı Projesi, bu sürecin önemli bir simgesi olacak. Tarsus’un sosyal yaşamına ve kent estetiğine değer katacak bu proje, yapılan çalışmaların adeta vitrini niteliğinde.
Ve işin en kritik noktası…
Ali Boltaç, belediyeyi 616,5 milyon TL borçla devraldı. Bugün gelinen noktada bu borç, uygulanan mali disiplinle tamamen sıfırlanmış durumda. Üstelik bu süreçte hizmet üretimi hiç durmadı. Borçsuz bir belediye ve artan yaşam kalitesi… Bu, ciddi bir yönetim başarısıdır.
Bu başarı sadece yerelde kalmadı. Tarsus, turizme katkı sunan şehir ve kurumlara verilen FIJET Altın Elma Ödülü’ne layık görüldü. Kadim bir kentin uluslararası alanda yeniden görünür olması, doğru bir vizyonun sonucudur.
Hititlerden Roma’ya, inanç turizminden kültürel mirasa uzanan eşsiz bir geçmişe sahip Tarsus; Ashab-ı Kehf’ten Aziz Pavlus’a uzanan değerleriyle dünya ölçeğinde önemli bir merkezdir. Bu potansiyeli turizme kazandırmaya yönelik çalışmalar kararlılıkla sürdürülmekte. Çukurova Havalimanı üzerinden planlanan charter seferleri ise Tarsus için yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Akdeniz kentleriyle geliştirilen ilişkiler ve kentin tarihî-kültürel mirasını uluslararası platformlarda öne çıkarma çabaları, Başkan Ali Boltaç’ın Malta Cumhurbaşkanı tarafından onurlandırılmasıyla da karşılık bulmuştur.
Tarsus Belediyesinin yükselişi bunlarla da kalmıyor. İklim krizine karşı stratejik bir adım atarak “Yeşil Çatı Tarsus” projesini hayata geçiriyor. AB destekli Yeşil Çatı Tarsus Projesi için hibe sözleşmesini imzalayarak iklim değişikliğine karşı somut adım attı. Proje kapsamında yeşil çatı yönetmeliği hazırlanacak ve belediyeye ait sosyal tesislerde pilot uygulamalar hayata geçirilecek.
Bugün Tarsus’ta belediyecilik “önce insan” diyerek yol alıyor.
Avrupa Kentsel Şartı’nın da söylediği gibi; kentler yalnızca bugünü değil, geleceği düşünerek yönetilmelidir. Bir kentin gerçek değeri, orada yaşayan insanların yaşam kalitesiyle ölçülür.
Ali Boltaç bunun farkında.
Ve Tarsus’ta bu fark, her geçen gün biraz daha hissediliyor.
Sedat Yılmaz
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

